Hikayemiz

 

Kayhan KARLI
YÖM I Yenilikçi Öğrenme Merkezi Kurucusu
 

Yıllar önce öğretmenlerimin ‘mühendis ol’ demelerine rağmen üniversite tercihimi eğitim fakültesinden yana kullandığım günden itibaren eğitim için çalışıyorum. Üniversitede tanıştığım eşim ve en önemlisi öğrenme yoldaşım olan Göknur Karlı ile 25 yıllık meslek yaşamımızda her şeyi çocuğun yüksek yararını gözeterek yapmayı ilke edindik. Bu öğrenme yolculuğumuz sırasında harika okullarda, harika öğrenme yoldaşlarıyla çalışma ve onlardan öğrenme şansımız oldu. Ulusal ve uluslararası eğitim anlamında öğrenmeye odaklandık ve çok seyahat ettik. 2008 yılında ülkemizdeki öğretmenlerin mesleki gelişimini hedefleyen Öğretmen Akademisi Vakfı’nın kurucu genel müdürü olarak profesyonel okul yöneticiliğini bırakarak tüm zamanımı öğretmenlerin gelişimi yoluyla okulların ve eğitim sisteminin gelişimine ayırdım. Vakıf yoluyla ülkenin her yanını dolaşarak, öğretmenlerimizi, okullarımızı tanıma ve onlarla çalışma fırsatı buldum. Ülkenin eğitim gündemi içinde resmi, özel kurumlar ve bakanlık ile yakın çalışmalar yaptım. Bu çalışmalar beni yeni fikirlere ulaştırdı. Meselenin sadece öğretmenlerin mesleki gelişiminden ibaret olmadığına ve bir okulun tüm paydaşlarıyla birlikte gelişmesi ve öğrenmesi gerektiğine olan inancım pekişti.

Bu inancımızla 2013 yılında YÖM | Yenilikçi Öğrenme Merkezi´ni kurduk. Burada temel amacımız, okulun tüm paydaşları için araştırma temelli programlar geliştirmek ve okullar için sürdürülebilir bir gelişim modeli oluşturmaktı. Bu amaçla merkezimiz yaklaşık dört yıl boyunca özel ve resmi kurumlarda yirmi binden fazla öğretmene ve yöneticiye ulaşırken, on binlerce de anne babaya ulaştı.

Eğitime bakışımızı şekillendiren kabulümüz, ¨Her insan tam ve bütündür, hiç kimsenin tamir edilmeye ihtiyacı yoktur.” (Milton Erickson). Şöyle bir düşünecek olursak; kurduğumuz tüm ilişkileri diğerleri eksik, bozuk ve biz onları düzelteceğiz dürtüsüyle yaptığımızda iletişim kazalarıyla dolu, yargılayıcı, empati kurmaktan yoksun ilişkilerimiz oluyor. Özellikle öğretmenler ve ebeveynler çocuklara ‘eksik, bozuk, tamir edilmeli’ anlayışıyla yaklaştıkları ve bu şekilde ilişki kurdukları için çocukların öz yönetimli bireyler olmalarına fırsat verilmiyor. Çocukların özyönetimli bireyler olabilmelerini desteklemek için temel kabulümüz; her insanın tam ve bütün olduğu, kimsenin tamir edilmeye ihtiyacı olmadığı yönünde şekillendi.

Öğrenme yolculuğumuz sırasında tüm bu birikimimizin hayat bulacağı ve kabulümüzü gerçekleştireceğimiz bir okul kurma fikri hep vardı. Bizim bakışımızla 21. Yüzyıl okulu; ¨Omurgasını sosyal-duygusal öğrenmenin oluşturduğu teknolojinin etkili bir araç olarak kullanıldığı okuldur.¨ Bu düşüncemizi sosyolojik olarak değerlendirdiğimizde özellikle kalabalık kentlerde hızla sosyal-duygusal gelişimin yok olduğunu görünce, büyük kalabalık okullar yerine küçük erişilebilir okullar üzerine odaklandık. Bu hayalimiz için karşımıza buna uygun bir mekan çıkmasını beklerken mevcut Göztepe okul binamızı bulduk ve yola çıkmaya karar verdik. YÖM | Yenilikçi Öğrenme Merkezi mutfağında hazırlanan programların sunulacağı YÖM Okulları böylelikle doğmuş oldu.

Merkez olarak kurduğumuz günden bu yana bir mottomuz vardı, bu mottoyu okulumuz için de kullanmaya devam edeceğiz;

¨Yapabileceğimizi söyleriz, söylediğimizi  yaparız... ¨